TABLO: Yargı Kararları   Yazıcı Uyumlu   Excel e aktar   Word e aktar

 Search
  Tümünü Göster  Gelişmiş Arama 
Tam ifade  Tüm kelimeler  Herhangi bir kelime

Daire (*) Esas No (*) Karar No (*) Tarihi Özü (*)  
9. Hukuk Dairesi
1998/8607
1998/11121
2.7.1998
İş Kanununun 29. maddesi kapsamındaki asıl işveren, sadece taşeron veya müteahhidin ödemediği ücretlerden istihkak oranında sorumlu olup; ihbar, kıdem tazminatı ve diğer işçilik haklarından sorumlu tutulamaz.
gör
9. Hukuk Dairesi
1999/4792
1999/8387
4.5.1999
Toplu iş sözleşmesinde yer alsa bile yıllık ücretli izin süresinin, ihbar sürelerinin mevcut izin süresine eklenerek bulunacak hizmet süresi üzerinden hesaplanması doğru değildir. Bu durumda sadece iş Kanununa göre çalışılmış olan ya da çalışılmış gibi sayılan günler hesaba dahil edilir.
Çalışılmayan süreler için ücret sözkonusu olmayacağından ücretsiz izin ve grevde geçen süreler için ücret farkı ödenemez.
gör
9. Hukuk Dairesi
1999/14257
1999/14947
4.10.1999
Toplu iş Sözleşmesinde yer alan “işçilerin birbiri ardına ve kendinden önceki işi devam ettirmek için postalar halinde çalıştırılmasına vardiya çalışması denir” hükmü karşısında davacının çalışma süreleri itibari ile vardiyalı çalışmadan sözedilemeyeceği gibi sözkonusu TIS’de öngörülen günde 8,5 saat, haftada 5 gün ve 42,5 saati geçmeyen çalışmadan dolayı fazla mesai ücretine de hükmedilemez.
gör
9. Hukuk Dairesi
1999/10053
1999/15340
5.10.1999
Aynı holding bünyesinde yer alan şirketin kapanması ve kendisi ile birlikte tüm işçilerin kıdem tazminatlarının verilerek iş akitlerinin sona erdirildiği bir durumda, daha sonra aynı bünyede başka bir şirkette iş bulup aynı işi daha düşük ücretle yıllarca sürdüren kişinin hizmet akdi sona erdiğinde kıdem, ihbar ve ücrete yönelik taleplerini içeren dava reddedilmelidir.
gör
21. Hukuk Dairesi
1999/6235
1999/8484
23.11.1999
Emekli sigortalının yurtdışında ani ve acil rahatsızlanması halinde başvurduğu sağlık kuruluşuna kurum tarafından Türk parası karşılığı ve sağlık tesisleri ücret tarifesine göre ödeme yapılması gerekir.
gör
9. Hukuk Dairesi
1999/17566
2000/101
17.1.2000
Hırsızlık olayının işyeri ile ilgili olması halinde ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanılmaz.
gör
9. Hukuk Dairesi
1999/18040
2000/106
17.1.2000
Davalılardan biri ile davacı arasında hizmet akdi ilişkisi olduğu için trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasardan dolayı olaya karışanlar hakkında iş Mahkemesinde tazminat davası açılabilir.
gör
9. Hukuk Dairesi
2000/116
2000/220
20.1.2000
Çoğunluk tespitine karşı açılan itiraz davasının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğüne kaydettirilmesi yeterli olup, kayıt şerhinin ayrıca dava dilekçesine şerh edilmiş olması gerekmemektedir.
gör
9. Hukuk Dairesi
2000/395
2000/223
20.1.2000
Kanun dışı grevin tespiti ile ilgili açılacak davada dava dilekçesinin Bölge Çalışma Müdürlüğüne kayıt ettirilmesi gerekmemektedir. Anılan kayıt çoğunluk tespitine karşı açılan itiraz davalarında sözkonusudur.
Bir işyerinde üretimin durması sonucunu doğuran olaylar sözkonusu ise bunun tespit ettirilmesinde işverenin hukuki yararı bulunmaktadır.
gör
9. Hukuk Dairesi
1999/18244
2000/379
25.1.2000
Yakacak ve giyim eşyası alacakları Borçlar Kanununun 126/3 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
gör
9. Hukuk Dairesi
1999/18397
2000/575
26.1.2000
Memur statüsünde çalışırken her yıl yenilenen ve 657 sayılı Kanuna atıflar yapan, “hizmet sözleşmesi” ile çalışmaya devam edip emekli olan kişinin hizmet sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar idari yargıda çözümlenmelidir.
gör
9. Hukuk Dairesi
2000/2910
2000/2863
9.3.2000
Aynı iş koluna sahip bir işletmede, ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Ancak işyerlerinden birinde daha önce bağıtlanan bir toplu iş sözleşmesi mevcut ise, işletme kapsamıyla tüm işyerlerinin bütünlük arzetmesi bakımından, öncelikle üye çoğunluğunun tespiti istenilen merkez büronun aynı iş koluna girip girmediğinin, giriyorsa toplam işçi sayısının ve dayalı sendikaya üye sayısının belirlenmesi gerekir. Daha sonra, mevcut sözleşmenin uygulanması gerekip gerekmediği ve yetkili sendikanın tespiti gerekir.
gör
10. Hukuk Dairesi
2000/1548
2000/1679
21.3.2000
İş kazasından kaynaklanan beden gücü kaybı kesinleştirilmeden dış tavan hesabı yaptırılması ve aktif dönem başlangıcı olarak olay tarihinin esas alınması doğru değildir.
gör
Hukuk Genel Kurulu
2000/21-208
2000/220
22.3.2000
SSK tarafından tespit edilen beden gücü kayıp oranına, kendisine bu orana bağlı yükümlülük geleceğinden işveren itiraz hakkına sahiptir. İşveren doğrudan SSK Yüksek Sağlık Kurulu’na başvurabileceği gibi Mahkemeye de uyuşmazlığı getirme yasal hakkı bulunmaktadır.
gör
9. Hukuk Dairesi
2000/503
2000/3196
22.3.2000
Hüküm altına alınan alacak Amerikan Doları üzerinden kabul edildiğine göre bu dövize uygulanacak faizin de 3095 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak döviz üzerinden yürütülmesi gerekir.
gör
9. Hukuk Dairesi
2000/3886
2000/3245
23.3.2000
İşyerinde yetki tespiti ile ilgili işlem yapılmış, ancak açılan bir dava nedeniyle yetki tespit belgesi alamamış bir sendikanın imzalaladığı toplu iş sözleşmesinin salt yetki belgesinin alınmamış olması nedeniyle iptali istemiyle açılan dava reddedilmelidir.
gör
Hukuk Genel Kurulu
2000/9-713
2000/222
29.3.2000
İşten ayrılan işçinin, işkolunu değiştiren bir işte çalışmadığı ve çalışmama olgusunun da bir yılı aşmadığı durumda sendika üyeliğinin devam ettiğinin kabulü gerekir.
gör
9. Hukuk Dairesi
2000/507
2000/4100
29.3.2000
İşveren büyük masraflar yaparak işçiyi yurt içinde ya da yurtdışında eğitime ya da bursa tabi tutmuş yani onu yetiştirmiş ise işverenin belli bir süre işçiyi işyerinde çalıştırmaya mecbur tutması haklı görülmelidir. Hizmet aktinde bu konudaki işçi aleyhine, tek taraflı cezai şartın geçersizliğinin kabulü hakkaniyet ve adalet ilkeleri ile bağdaşmaz.
gör
9. Hukuk Dairesi
2000/2465
2000/4716
4.4.2000
İşçinin, işverenin işi ve işyeri ile ilgili hukuken haklı menfaatlerini korumak, zarar verici veya risk altına sokabilecek davranışlarından kaçınmak sadakat borcunun bir gereğidir. Bu borca aykırı davranmak “haklı nedenle fesih” halini oluşturur.
gör
9. Hukuk Dairesi
2000/2550
2000/4726
4.4.2000
Kıdem tazminatı alacağı ile ilgili icra takibinde, kıdem tazminatı ve bunun faizi gösterilip toplandıktan sonra bulunan meblağa takip tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizinin uygulanması faize faiz yürütülemeyeceği kuralına aykırılık oluşturur.
gör
Sayfa  İlk Önceki Sonraki Son  - 9
Kayıt 1 - 20 - 179
     Sayfa başına kayıt